Yulaf

YULAF – AVENA SATIVA L. Gramineae

Tıbbi Nitelikleri: Kan şekerini ve kolesterolü düşürücü, yumuşatıcı, yatıştırıcı, güçlendirici. Yulaf içerdiği PGlukan’lar ve bitkisel lifler sayesinde kandaki zararlı kolesterol LDL oranını düşürür, iyi kolesterol HDL oranını ise yükseltir. Böylece kalp ve dolaşım hastalıkları riskini azaltır. Yulafla aynı özellikleri taşıyan bitkisel lifler fasulye ve mercimekte bulunmaktadır. Yulaftaki lifli maddeler sindirim esnasında ağır metallere bağlanarak, onların dışarı atılmasını sağlamaktadır.

Yulaf, Yulaf Faydaları Yararları

Yulaf, Yulaf Faydaları Yararları


Kullanıldığı Yerler: Nekahet dönemi, genel bitkinlik, kansızlık, kolesterol, şeker, cilt hastalıkları, cinsel güçsüzlük, uykusuzluk, gelişme bozuklukları.

Botanik Özellikleri: Bir yıllık otsu bir bitkidir. Boyu yetiştiği iklime ve toprağa göre 60-100 cm arasında değişir. Genellikle başka tahıl türlerinin {arpa, buğday, çavdar) yetişmediği nemli iklimde tarımı yapılır. Tanelerinin uzun saplarla tek tek başağa bağlı olması diğer tahıl türlerinden kolaylıkla ayırdedilmesini sağlar.

Nelerinden Yararlanılır: Tohumundan, bitkiden, samanından yararlanılır.

Kokusu ve Tadı: Samanının kendine has bir kokusu ve kendine özgü yavan bir tadı vardır. Tohumunun insanı rahatsız etmeyen zayıf bir kokusu, unumsu, hafif tatlımsı bir tadı vardır.

Yan Etkileri: Herhangi bir yan etkisi yoktur. Tentürü öngörülen ölçünün üzerinde alındığında baş ağrısı yapabilir.

Kullanma Biçimleri: İçten ve dıştan uygulanır.

Bitkiden Yararlanma Yöntemleri: Tentür, banyo, yulaf ezmesi, lapa olarak kullanılabilir. Tentürünü eczaneden almak daha doğrudur.

Banyo: 100 g kıyılmış yulaf samanı, 3 titre suda yaklaşık 20 dk kaynatılıp süzülür, banyo suyuna karıştırılır. Yulaf ezmesi doğru pişirildiğinde vitamin ve mineral kaybı olmaz, ancak yulaf 5 dk pişirilmelidir.

İçindeki Bazı Maddeler: Bitkisel albümin (insan vücudunun en kolay ve en etkili biçimde değerlendirebildiği aminoasit), yağ, lesitin, karbonhidratlar, provitamin A (karoten), Bı, Bj, Be, E, K, pantotenik asit, niasin, biyotin, folİk asit, silisik asit, mineraller (alüminyum, bakır, bor, çinko, demir, fosfor, iyot, kalsiyum, klor, kobalt, kükürt, potasyum, sodyum).

100 g yulaf ezmesinde 8 mg selenyum vardır.

İçerdiği bitkisel albümin ergenlikte kas, sinir sistemi ve bezelerin gelişiminde çok Önemli bir rol oynar, yetişkinlerin sağlıklı kalmalarına yardım eder.

REÇETELER

Zihinsei ve Bedensel Yorgunluklar:

Yulaf tohum 100 g

100 g tohum 5 dk kaynatılır, balla karıştırılarak yenir.

Cinsel Güçsüzlük, Kısırlık:

Yulaf tohum 1 kg

1 kg tohum 8-10 kere suda yıkanır, 2 litre suda, su yarıya ininceye kadar kaynatılıp süzülür, soğutulur. İçerisine

2 yemek kaşığı bal karıştırılır. Gün boyunca tüm sıvı içilir. Başka bir seçenekte günlük gıda maddeleri arasında kesinlikle yulaftan yapılmış bir gıda maddesi bulundurmaktır.

Sakinleştirici, Kramp Çözücü Banyo:

Yulaf saman 150 g

150 g yulaf samanı kıyılır, 5 litre suda 20 dk kaynatılıp süzülür. Yulaf samanı suyu banyo suyuna karıştırılır, 35- 38°C’de, 10-20 dk banyo yapılır. Banyodan sonra 15-30 dk yatarak dinlenilir.

Uykusuzluk, Sinirsel Gerginlik,

Kalp Çarpıntısı 1:

Yulaf tohum 50 g

5 g tohum 1 çay fincanı suda 5 dk kaynatılır. Yatmadan 2 saat önce içilir. Yatmadan 2-3 saat önce 20 damla tentürü de İçilebilir.

Uykusuzluk, Sinirsel Gerginlik, Kalp Çarpıntısı 2:

Yulaf tentür 50 mi Kedi otu tentür 50 mi

Yatmadan 1 saat önce sıcak suyla 20 damla içilir. Haftada 2 kere veya 2 günde bir yulaf banyosu yapılır.

Yüz Maskesi (Her türlü cilt tipi için güçlendirici):

Üzüm su 50 mi Yulaf ezme 50 g

20 g ince ezilmiş yulaf ezmesine krem tavına gelinceye kadar üzüm suyu karıştırılır. Karışım yüze ve gerdana sürüiür. Yaklaşık 20 dk sonra yüz ve gerdan ılık suyla yıkanır.

Kısa Açıklamalar:

Çalışma ve uykusuzluktan kaynaklanan zihinsel yorgunluklar, sinir bozuklukları ve çarpıntılar için sonuncusu yatmadan 1 saat önce olmak üzere, günde 3 kere, 10 damla yulaf tentürü suyla içilir. Ayrıca sabahları, sütle pişirilmiş yulaf ezmesi yenmelidir.

• Sigarayı bırakmak isteyenler her gün 5-6 kere, 15-20 damla yulaf tentürü içebilir.

• Kolesterol için her gün 10-15 g çiğ yulaf ezmesi süte, yoğurda karıştırılarak yenir.

• Böbrek ve idrar torbası kumları, böbrek hastalıkları, gut hastalığı, romatizma, felç, karaciğer hastalıkları ve uyuz için gün aşırı, 8-20 dk yulaf banyosu yapılır. Kadın hastalıkları (Özellikle karın altı bölgesinde), yatak ıslatma, bağırsak kolikleri, idrar torbası hastalıkları için aynı şekilde yarım banyo yapılır. Kel, sedef hastalığı, yaralar, soğuk ısırığı, yerel donmalar, göz iltihabı ve çapaklanması için duruma göre, her’ gün veya gün aşırı, yalnız hasta olan yeri kapsayan banyolar yapılır.

• İştahsızlık, sinirsel bitkinlikler, uykusuzluk, konsantrasyon zayıflığı, zihinsel ve bedensel yorgunluklarda günde birçok kez 5-15 damla yulaf tentürü içilir. Günlük gıda maddeleri arasında yulaftan yapılmış yiyeceklere de yer verilmelidir.

• Sürekli ayakta çalışanlar ve sürekli ayakları üşüyenler her gün ayak banyosu yapabilir.

• Mide ve bağırsak ameliyatlarından, ateşli hastalıklardan sonra güçlendirici olarak su veya sütte istenilen koyulukta pişirilmiş yulaf ezmesi yenir.

• Ülser için 3-4 hafta süreyie suda pişirilmiş yulaf ezmesi veya lapası kürü yapılması önerilmektedir.

• Yulaf yaşlanmayı yavaşlatan bitkilerdendir. Her yaşta gıda maddeleri içinde yulafa yer verilmelidir.

• Şeker hastaları düzenli olarak uzun süre, sabahları yulaf lapası veya ezmesi yemelidir.

• İçinde tohumlarının veya ezmesinin kaynatıldığı suda, bitkideki en önemli ve besleyici unsurlar bulunur, bu su atılmamalıdır. Yulaf tam olarak yenmelidir.

• Yulaf çok iyi bir diyet yemeğidir.

Yulafın Tarihçesi ve Anavatanı

Avena adının Sanskritçe koyun demek olan avi veya gıda demek olan avasa sözcüklerinden türediği düşünülmektedir. Türkler çok eskiden beri yulaf tarımı yapıyordu. Özellikle buğdayın veya arpanın yetişmediği kuzey sınırında yulaf yetiştiriyorlardı. Türkler arasında yulaf adı yaygın kullanılmaktaydı. Osmanlılar zamanında yazılan bazı tıp kitaplarında yulaf yerine, yulafın Arapça adı olan dadı sözcüğü de kullanılmıştır. Bazı Türk toplumları yulafa şeytan arpası veya peygamber arpası diyordu. 11. yüzyılda Türkler yulaf için, arpaya benzer anlamındaki arpağan adını kullanmıştır. Anadolu Türkleri yabani yulaf (A. Fatua L.) ile tarımı yapılan yulafı (A. Sativa L.) birbirinden ayırmıştır. Yabani yulafa çavdar delicesi, kara yulaf, yaraduğ da diyorlardı. Tarım bitkisi olarak Ön Asya üzerinden yayıldığı sanılmaktadır. Bugün tarımı yapılan yulafın, yabani yulaf Avena Fatua L.’den ve Avena Siteriles’den üretildiği düşünülmektedir.

Avrupa’da yapılan kazılar yulaf tarımı tarihinin tunç devrine kadar gittiğini göstermektedir. MS 2. yüzyılda, Ön Asya’da yaygın olarak yulaf tarımı yapılmaktaydı. Plinius sirkeyle karıştırılmış yulaf ununu benlere karşı önermiştir. Dioskorİdes yulaf lapasını sürgüne, öksürüğe karşı kullanmıştır. Paracelsus fistüle iyi geldiğini, kandİs şekeri veya balla karıştırılarak içildiğinde öksürüğü kestiğini yazmıştır.

Leave a Reply