Nar
NAR
Punîcaceae
Punica sözcüğü Latince erguvan rengi anlamına gelen punicus sözcüğü kökenlidir. Bu ad çiçeklerinin erguvan rengi olması yüzünden verilmiştir. Columella Pinİcum Malum adım kullanmıştır. Granatum sözcüğü Latince-dir, çok çekirdekli anlamına gelir. Narın anavatanı Orta ve Batı Asya ve Anadolu’dur. Günümüzde iklimi uygun olan her yerde az veya çok yetiştirilmektedir.
Nar tarımı yapılan en eski meyvelerdendir. Araştırmalar narın 5000 yıldan daha fazla bir süredir tarımının yapıldığını, ağacından, yaprağından, çiçeğinden ve meyvesinden yararlanıldığını göstermiştir. Ayrıca yapraklan, çiçekleri ve meyvesi sanat eserlerinde motif olarak kullanılmıştır. Nar motifleriyle işlenmiş en eski freskler, Mısır Firavunlarından Amenhotep dönemine aittir ve El-Amarna’daki mezar duvarlarında bulunmuştur. Meyve kabuğu çok eskiden beri bağırsak solucanı (tenya) düşürmek için kullanılmaktadır. Çiçekleri şarapta yatırılarak elde edilen sıvı, sindirim,.bozukluklarında uygulanmış, solunum zorluğu ve mide hastalıklarında meyve tanelerinden ve meyve kabuğundan yararlanılmıştır. Mısır’da günümüzde de meyvesinden şaraba benzer bir içecek yapılmaktadır. Hippokrates nar suyunu mide sancılarında rahatlatıcı, sancı dindirici olarak uygulamış, meyve kabuğunu dizanteri ve yara tedavisinde kullanmıştır. Arap hekimleri narı baş ağrısında, mide ve bağırsak bozukluklarında uygulamıştır.
Orta Asya’da eskiden beri diş temizliği ve diş etleri sağlığı için kullanılmaktadır. Meyve kabuğu dişlere ve diş etlerine sürülür.
İbraniler kral ve din adamlarının giysilerini ve tapınakları çeşitli nar motifleriyle süslemiş, narı paralarında sembol olarak kullanmış ve nara dini törenlerde yer vermiştir. Nar Orta Doğu’da, Çin ve Hindistan’da kutsaldır,cennet meyvesi olarak kabul edilir. Anadolu’da nar bereketin sembolüdür, nar yiyenin nazardan korunacağına inanılır.
Yunan mitolojisinde nar yeraltı tanrılarına adanmıştır, cehennem meyvesi olarak değerlendirilir. Tıbbi Nitelikleri: Antiseptik, iltihap önleyci, ishal giderici, ağrı kesici. Meyve kabuğu dizanteriye neden olan mikroplan yok eder. Meyve çekirdeklerindeki yağlar hormon üretimini artırır. Meyve kabuğu ve çiçeklerinin ishal giderici özelliği vardır. Kullanıldığı Yerler: Damar sertliği, boğaz iltihaplan, bronşitli astım, iskorbüt, mide ve bağırsak bozuklukları, mide ve bağırsak iltihaplan, sıtma nöbetleri, ishal, yüksek tansiyon.
Doğuda ağaç kabuğu ve kökleri kaynatılarak elde edilen sıvıdan iltihap Önleyici, kramp çözücü, solucan ve yüksek tansiyon düşürücü olarak yararlanılır. Ayrıca yanıklara meyve suyu sürülüp, üzerine meyve kabuğu tozu serpilir.
Meyve çekirdekleri kaynatılarak elde edilen sıvı iltihaplı boğaz ağrısı, ödem ve sarılıkta uygulanır. Çiçeklerinden enfeksiyonlu, akıntılı yaraların tedavisinde pansuman olarak yararlanılır. Çiçek ve tohumlarından yapılan bir macundan kanamayı dindirici, mikrop öldürücü olarak yararlanılır. Bu macun ayrıca dizanteri ve kolitte kanamaya karşı kullanılır. Özellikle çocuklarda görülen ishallerde önerilir.
Botanik: Bitkinin boyu 1-5 metre arasında değişir. Tropik ve subtropik bölgelerde yetiştirilir. Meyve vermeyen katmerli çiçekli Punica Granatum Pleniflo-ra, beyaz çiçekli Punicum Granatum Albenscens, san çiçekli Punicum Granatum Muİtipiex gibi kısır türleri, çiçekleri nedeniyle bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.
Narın kökleri toprağın derinliklerine ve yanlara doğru, yayılır. Kurağa çok dayanıklıdır, ancak çok şiddetli dona karşı duyarlıdır. Nar köklerden yeni çıkan sürgülerle 100 yıla yakın yaşar. Gövde çok dallıdır. Genç gövde ve dallar açık kahverengidir. Ağaç yaşlandıkça rengi kahverengimsi koyu griye döner. Nar sık yapraklıdır. Karşılıklı olan yapraklan kısa saplı, dar mızrak biçimîidir. Yaprakların kenarları düz ve bazen dalgalıdır. Yaprakların üstleri parlak yeşil, altlan grimsi veya sarımsı açık yeşildir. Boyları 1-8 cm, genişlikleri 0,5-2 cm arasında değişir. Tropik bölgede yetişen nar yaprak dökmez. Çiçekler sürgülerin u-cunda, kısa saplı veya sapsız olarak açar. Genellikle kırmızı renklidirler. Ender olarak beyaz veya sarı renkli çiçek açan nar ağaçları da vardır. Başlagıçta meyve kabuğu yeşildir. Olgunlaşan meyvenin kabuğu kızarır. Meyvenin çapı 14 cm’e ulaşabilir. Bir nar meyvesinde yaklaşık 1000 tane vardır. Nelerinden Yararlanılır: Bitkinin dal, kök ve meyve kabuklarından yararlanılır.
Toplanması ve Saklanması: Meyveler sonbaharda olgunlaştıktan sonra toplanır. Kabuğunun nem geçirmemesi, sert ve sağlam olması nedeniyle serin yerlerde uzun süre saklanabilir. Tam olarak olgunlaşan meyvenin kabuğu kızarır, hatta kabuk üzerinde hafif çatlaklar oluşur. Buzdolabında saklanmamalıdır. Soğuk hava depolarında +2°C’de 2 ay saklanabilir. Ağaç kabuğu, ağaca zarar vermeyecek biçimde yaşlı dallardan soyulur. Gölge ve havadar yerlerde küçük parçalara bölünerek kurutulur. Genellikle toz durumuna getirilerek saklanır. Meyve kabuğu gölge ve havadar yerlerde, ince serilerek kurutulur. Kabuğun küçük parçalara bölünmesi kurumasını süratlendirir. Genellikle toz durumuna getirilerek saklanır. Ağaç ve meyve kabuğu tozu nemden korunacak biçimde, hava geçirmeyen koyu renkli şişelerde saklanır. Kokusu ve Tadı: Meyvenin kendine özgü çok hafif bir kokusu, tatlımsı ekşi bir tadı vardır. Tadı kırmızı frenk üzümünü andırır.
Yan Etkileri: Önerilen ölçülerde uygulandığı sürece bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.
Ağaç kabuğu ve kök yüksek oranda zehirlidir. Öz, mide ve bağırsak bozukluklarına, ender olarak mide epite! doku kanamalarına, görme zayıflığına ve göz sinirlerinin tahrip olmasına neden olabilir. Ayrıca merkezi sinir sistemini aşırı derecede uyarır. Geneİ olarak baş dön-
mesi. kıısma: görme zayıflığı, nabız yavaşlaması, ani terlemeler, adaie sertleşmesi ve kasılması görülebilir.
Not: Ağaç kabuğu ve kökünden yapılan çaylar çocuklara kesinlikle verilmemelidir.
Ağaç kabuğu veya kök Özü yüksek oranda kullanıldığında soiunum merkezini felç ederek ölüme neden o-tur.
İlk yardım olarak zehirlenen şahıs kusturulur, bol miktarda sıcak çay ve sodyum sülfat verilir. En kısa sürede doktora veya hastaneye gidilmelidir. Gastrit veya ülseri olanlar ekşi nar suyunu içmekten kaçınmalıdır.
Bir çay bardağı saf meyve suyu bulantıyı keser ve kusmayı durdurur, ancak fazlası kusturur. Kuilanma Biçimleri: İçten ve dıştan uygulanır. Bitkiden Yararlanma Yöntemleri: Meyve suyundan, meyve çekirdeklerinin suyundan, kurutularak toz durumuna getirilen ağaç ve meyve kabuğundan, kökünden, çiçeklerinin ve yapraklarından yararlanılır. Ağaç kabuğu özü: 25 g ağaç kabuğu tozu 250 mi soğuk suda yaklaşık 8 saat dinlendirilir, sıvı yarıya ininceye kadar kısık ateşte kaynatılıp süzülür. Ağaç kökü özü: Ağaç kabuğu özü elde edilirken uygulanan işlem yapılır.
Dikkat: Ağaç kabuğu ve kök özünün zehirleme tehlikesi olduğundan bir uzmana sorulmadan kulanılmamalıdır.
Meyve suyu: Meyve taneleri çekirdekleriyle preslenerek elde edilir.
Meyve suyu preslendikten sonra bekletilmeden içilmelidir. Ancak hava geçirmeyen şişelerde buzdolabında kısa süre saklanabilir. Pastörize edilerek uzun süre saklanabilir.
Meyve taneleri preslenerek elde edilen meyve suyu koyu renkli şişelere doldurulur ve ağzı sıkıca kapatılır. Şişeler kaynar suda yaklaşık 15 dk bırakılarak pastörize edilir. Yan yatırılarak dinlenmeye bırakılan şişeler, soğuduktan sonra serin ve karanlık bir yerde saklanır.
meyve suyu, şurubu veya şerbeti sınandırılmadan içil-memeiiedf.
Nar şerbeti: Meyve suyuna az ölçüde şeker karıştırılarak elde edilir. Ağız tadına göre sulandırılarak içilir. Pastörize edilerek uzun süre saklanabilir.
Nar şurubu: Meyve suyuna yüksek oranda şeker ve limon karıştırılarak elde edilir.
Meyve kabuğu tozu: Kuru meyve kabuğu kurtulup toz durumuna getirilerek elde edilir. Meyve kabuğu Özü: lOg meyve kabuğu tozu 250 mi suda yavaş ateşte yarım saat kaynatılıp süzülür. Günde üç kere, yemeklerden önce çok az sulandırarak 1 yemek kaşığı içilir.
Nar ekşisi: Meyve taneleri meyve olgunlaşmadan preslenerek elde edilen meyve suyudur. Bazı yemeklerde ve salatalarda ekşi olarak kullanılır. İçindeki Bazı Maddeler: Su (yaklaşık %79), karbonhidratlar, şeker (fruktoz, glikoz, sakkaroz), albümin, selüloz, organik asitler (limon asidi, elma asidi, oksal asit), mineral tuzları (demir, fosfor, kalsiyum, potasyum, sodyum), vitaminler (Bı, B2, C, karoten, P), yağlar. Meyve suyunda kırmızı renkli boya pigmentleri vardır. Yapraklarda yüksek oranda tanen, mineral ve vitamin, çiçeklerinde yüksek oranda tanen ve boya pigmentleri bulunur. Kök ve ağaç kabuğunda yüksek oranda tanen ve toksin özellikli alkaloitler (pelletierin, isopell eti erin, metüpelletierİn ve punizin) bulunur.
REÇETELER
Bağırsak Kolikleri:
Civanperçemi çiçekli dallar 15 g
Papatya çiçek 15 g
Anason tohum 20 g
Koyun otu çiçekli dallar 20 g
Nar ağacı meyve kabuğu 30 g 6 g karışıma 150 mi sıcak su eklenir, 15 dk demlenip süzülür. Önce yarım çay fincanı içilir. Sonra kolik geçinceye kadar ve koliğin şiddetine göre 15-20 dk’da bir, l yemek kaşığı içilir. İncebağırsak İltihabı: Koyun otu yaprak 25 g
Hatmi kök 35 g
Nar meyve kabuğu 40 g
10 g karışıma 150 mi sıcak su eklenir, 5-6 dk demlenip süzülür. Günde 3 çay fincanı yudum yudum içilir. Solucanlar (Oksiyürler) l: Nar ağacı kuru kök kabuğu 60 g 60 g kuru kök kabuğu 500 mi suda 30 dk kaynatılıp süzülür. Yarısı sabahleyin aç karnına, diğer yarısı 2 saat sonra içilir. 1 saat sonra yağlı olmayan müshil içilir.
Solucanlar (Oksiyürler) 2:
Kekik bitki 40 g
Nar ağacı Kök kabuğu 60 g
50 g karışım l litre suda l saat kaynatılır, 5 dk demlenip
süzülür. Yarısı sabahleyin aç karnına, diğer yarısı 1 saat
sonra İçilir. 2 saat sonra kesinlikle müshil içilmelidir.
Not: İki uygulamadan sonra da dışkı kontrol edilir, solucanın başı düşmediyse reçeteler 3 hafta sonra tekrar uygulanabilir.
Ağaç kabuğu ve kökü askaritlere ve tenyanın bazı türlerine karşı etkisizdir.
Dikkat: Zehirlenme tehlikesi olduğundan bu reçeteler uzmana danışmadan uygulanmamahdır.
İshal:
Çoban üzümü yaprak 30 g
Saplı meşe ağaç kabuğu 30 g
Nar meyve kabuğu 40 g
20 g karışıma 150 mi kaynar su eklenir, 15 dk demlenip süzülür. Günde 3 çay fincanı içilir. Reçete hafif ishallerde uygulanır.
Normal veya Kuru Ciltler için Besleyici Maske: Bal süzme 50 mi
Zeytinyağı sızma 50 mi
Nar meyve suyu 50 m!
25 mi meyve suyu, 2-3 mi zeytinyağı ve 10 mi bal çok iyi karıştırılır. Homojen hale getirilir. Karışım yüze sürülür, yaklaşık yarım saat sonra ılık su veya çiğ sütle yıkanıp kurulanır.
Kısa Açıklamalar:
• Bazı eserlerde dizanteri İçin kavrulmuş haşhaş to-humuyla nar meyve kabuğu tozu karışımı önerilmektedir.
• Nar meyve kabuğundan pamuk ipliği boyamakta yararlanılır. Kaynatılan kabuk koyu sarı renk verir. Çeşitli mordanlar karıştırılarak sarının ve kahverenginin tonları elde edilir.
• Bazı diş macunlarına meyve kabuğu tozu karıştırılmaktadır.
• Halı ipliği boyacılığında nar çiçekleri, bejle sarı a-rasmda bir renk elde etmek için kullanılır.

