Havuç
HAVUÇ
DAUCUS CAROTA L.
Umbelliferae
Daııcus sözcüğü Yunanca ısıtmak anlamındaki âaio sözcüğü kökenlidir. Bu ad tohumunun ısıtma etkisinden gelmektedir. Farsça heviç sözcüğü değişikliğe uğrayarak havuç olmuştur. 11. yüzyılda havuç adı kullanılmaya başlanmış, 14. yüzyılda ise yaygınlaşmıştır. Türkler Orta Asya’da havuca sarig t arma diyordu. Batıda yaşayan Türk toplulukları gizri adını kullanıyordu. Farsça havucun başka bir adı da gezer veya cezerdir. Bu sözcük Farsça-dan Türkçe’ye geçmiş olabilir. Oğuzlar havuca 11. yüzyılda kesür diyordu. Osmanlılar da bu adı kullanmıştır. Ayrıca birçok Osmanlıca kitapta yerebatan adı da kullanılmıştır. Anadolu’da havuç kökünün büyümesine, biçimine, rengine, yenirken çıkardığı sese göre de adlandırılmıştır. Yere-geçen, yerekaçan, yerkökü, yerotu, piçek, piçekli, porçuklu, kedi biciği, sarı ot, kızıl ot, hart, hatıl-ırtıl vb. Bazı yerlerde havuca deber, deber otu, tepel otu, kallegezen, kalagezen de denir. Anadolu’da ayrıca bir çeşit üzüm, fındık, erik ve yabani ot için kullanılan gelin barmağı veya gelin parmağı adı havuç için de kullanılır. Batı Anadolu’da çoğunlukla yabani yetişen bir tür kereviz için kullanılan çördük, çöürdük adı da havuç için kullanılmaktadır. Anadolu’nun bazı yerlerinde kesir, keşür ve kişir de denir. Avrupa ve Asya’da yabani olarak yaygın yetişmektedir. Tarımı ise çok eskiden beri yapılmaktadır. İsviçre’de yapılan arkeolojik kazılarda cilalı taş devri göl üstü ev kalıntılarında günümüzden 4000 yıl öncesine ait havuç tohumları bulunmuştur. Havuç eskiden beri ilaç ve sebze olarak kullanılmaktadır. Dioskorides havucu yabani ve tarım bitkisi olarak ikiye ayırır. Havuç günümüzde de Dioskorides’in uyguladığı gibi idrar ve gaz söktürücü olarak kullanılmaktadır. Dioskorides yabani havuç kökünün cinsel arzuyu artırdığını, doğumdan sonra sonun atılmasını kolaylaştırdığım, ezilerek çıbanların, yanıkların üzerine konulduğunu, bal akışkanlığına gelinceye kadar kaynatılan suyunun çocuklarda-ki solucanlar, göğüs hastalıkları ve boğaz iltihaplarında etkili olduğunu yazmıştır. Bingenli Hildegard havucun insanı tazelediğini söylemiştir. Eski bir kitapta, ufak kesilerek hafif a-teşte buharda pişirilen havucun içine kaliteli bal ve kişniş tohumu eklendiğinde elde edilen karışımın afrodizyak olduğu yazar.
Tıbbi Nitelikleri: Kan şekerini düşürücü, ishali kesici, idrar söktürücü, menstrüasyon ayarlayıcı, süt ve gaz söktürücü, madeni tuz eksikliğini tamamlayıcı. Dikkat: Havuç çiğ olarak yendiğinde vücut havuçtaki betakaroten’in ancak %1′inden yararlanabilmektedir. Çünkü betakaroten havuç hücrelerinde kristalize halde, sindirilemeyen selülozla çevrili olarak bulunur. Havuç sıkıldığında veya ısıtıltıldığında selüloz parçalanır veya çözülür. Isıtılmış havuca veya havuç suyuna biraz bitkisel yağ karıştırılırsa, havuçtaki be-takarotenden daha fazla yararlanılır. Vücudun betakaroteni A vitaminine çevirebiİmesi için İçinde betakaroten bulunan yiyecekler fındık, ceviz, peynir, zeytinyağı veya başka bir bitkisel yağla beraber tüketilmelidir.

