Ginseng
GİNSENG
PANAX GİNSENG C. A. MEYER
Panax Gİnseng Th. Nees
Araliaceae
Panax sözcüğü Yunanca hepsi veya tam anlamındaki pan ve sağlık anlamına gelen okos sözcüklerinden oluşur ve her şeyi tedavi eden anlamına gelir. Kore ve Mançurya, 1712′de Kanada’da Panax Ginseng C. A. Meyer ile hemen hemen aynı özellikleri olan Panax Quinquefolius Amerikan ginsengi bulunmuştur.
Doğu Asya’da ginseng tedavi maddesi olarak yaklaşık 4-5 bin yıldan beri kullanılmaktadır.
Ginsengin tedavi alanı, MÖ 5. yüzyılda Çinli hekim Shen Nung tarafından Pen T$ao Ching adlı eserde kapsamlı olarak ele alınmıştır. Shen Nung kitabında ginsenge uyancı, hastalıkları önleyici ve tedavi edici olarak yer vermiştir, Ayrıca ginsengin akciğer, böbrek, dalak, kalp ve karaciğeri güçlendirici etkisine de dikkati çekmiştir.
İÖ 2000 yılında büyük Çin’i kuran Kral Shi Huang Ti, kurduğu krallığın yıkılmasını önlemek için mucizeler yaratacak bir madde aramaya başladı. Böyle bir maddenin bulunması için görevlendirdiği adamları krala ginsengi önerdiler. Kendisine sarsılmaz bir politik güç ve sonsuz yaşam sağlayacağı inancıyla Shi Huang Ti, bu olağan üstü kökü bulabilmek için Kore’ye birçok araştırma seyahati düzenledi. Bundan sonra ginseng oldukça değerli bir bitki oldu, altınla tartılmaya başlandı. Kök para yerine de geçiyordu. Dağlarda sık ormanlarda yetişmesi ve çok zor bulunması çok değerli olmasını sağlıyordu. Ginseng 600-800 m yükseklerde ve girmesi zor ormanlarda yetişiyordu. Ginseng toplamaya çıkan birçok kişi ormanlarda kayboluyor veya topladıkları kökleri ellerinden almak isteyen hırsızlar tarafından öldürülüyordu. Ginsengden çok uzun süre sadece krallar ve sarayın ileri gelenleri yararlanmıştır. Kaliteli, yabani olarak yetişmiş, en az 6 yıllık ginseng kökünün 1 gramı 1 gram altından daha pahalıydı. Günümüzde de kaliteli ginseng kökünün oldukça pahalıdır.
Çinliler şekli yüzünden ginsenge fin Shen, yani insan kökü demiştir. Ginseng MÖ 9. yüzyıldan itibaren Berberi ve Arap hekimler tarafından kullanılmaya başlandı. İspanya’da Arap hakimiyetinin bitmesiyle birlikte kökle ilgili bilgiler de kayboldu. Ginseng Avrupa’ya ikinci kez 13. yüzyılda, uzun yıllar Çin’de yaşayan Mar-ko Polo tarafından getirildi. Katolik kilisesi insana benzeyen bu kökün ticaretini yasakladı. Kral 3. Ferdinand bu nedenle 1236 yılında tüm ginseng köklerini toplatarak yaktırdı. Kilise ayrıca tüm Asya kaynaklı tıbbi bilgileri büyücülük olarak damgaladı. Avrupa’da 400 yıl boyunca bu görüş hakimdi.
17. yüzyılda, cinsel gücü artırdığı görüşü ginsengin duyulmasını sağladı. 18. yüzyılda yazılan birçok e-serde, ginsengin tıbbi etkilerine yer verilmeye başlandı. Rusya bitkiyi, hayvanlar ve insanlar üzerinde deneyerek tıbbi yönden inceleyen ilk ülkelerden biridir.
Amerikan ginsengi olarak adlandırılan Panax Quin-quefolius kızılderililer tarafından baş ağrısı, kas krampları, menstrüasyon bozuklukları, göz ve kulak hastalıkları, solunum zorluğu ve bademcik iltihabı tedavisinde kullanılıyordu. Ginsengin anavatanı o-Ian Kore’de savaş bittikten sonra, 2000 yıllık gelenek olan ginseng tarımı yeniden canlandırıldı. Kore devleti ginseng tarımına el koyarak büyük tarımsal işletmeler kurdu.
Tıbbi Nitelikleri: Bağışıklık sistemini güçlendirir, damarları korur, kan dolaşımını destekler, hormon oranını dengeler, kan şekerini olumlu etkiler, sakinleştirir, menopoz şikâyetlerini hafifletir.

