Enginar

ENGİNAR

CYNARA SCOLYMUS L.

Cornpositae

YABANİ ENGİNAR

CYNARA CARDUNCULUS L

DİKEN ENGİNARI

CYNARA CARDUNCULUS L VAR

Sativa Moris

Cyııara sözcüğünün birçok açıklaması vardır. Galen’e göre sözcük, bitkinin dikenli olması yüzünden köpek dikeni anlamına gelmektedir. Bir başka açıklamaya göre ise Cynara, bitkinin kültürünün ilk kez yapıldığı yerin, Ege denizinde bir adanın adıdır. Enginar sözcüğü Yunancadan dilimize geçmiş bir sözcüktür. Enginarın yabanisine kenger denmektedir. Farsçada da aynı ad kullanılmakta ve enginara kenger-İ frengi denmektedir. Yabani enginarın (C. Cardunculus L.) anavatanı Akdeniz kıyılarıdır. Dikensiz enginar 15. yüzyılda yetiştiriİebil-mîştir. Bazı kaynaklarda enginarın anavatanım Etiyopya olduğu ileri sürülmektedir.

Enginar dikensiz olarak ilk kez italya’nın Napoli kentinde, bahçıvan St-rozzi tarafından yetiştirildi. Strozzi enginarı, 1466 yılında Floransa ve Venedik’te satmaya başladı. Enginar kısa bir süre sonra Fransız ve İspanyollar tarafından keşfedildi. Avrupa’da soyluiann ve zenginlerin sofralarını süsleyen pahalı bir sebze oldu.

Enginar 16. yüzyılda idrar söktürücü ve airodizyak olarak kullanılmıştır. 17. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar karaciğer hastalıklarında güçlü bir tedavi maddesi olarak kullanılmıştır. Evliya Çelebi Avrupa’dan getirilen enginarın Ortaköy’deki bahçelerde yetiştirildiğini yazmaktadır.

Enginar Avrupa’da 18. yüzyılın sonlarına doğru sebze olarak unutulmaya başladı. 1925 yılında Fransızlar enginarı sebze olarak yeniden keşfettiler. Günümüzde Avrupa, Amerika ve ülkemizde sevilen bir sebzedir.

Tıbbi Nitelikleri: Güçlendirici, iştah açıcı, ödem sökücü, iltihap önleyici, kan temizleyici, karaciğer güçlendirici ve koruyucu, kolesterol düşürücü, safra ve idrar söktürücü, sindirimi kolaylaştırıcı, ishal kesici, şeker düşürücü ve ayarlayıcı. Yabani enginar ve diken enginarı da enginarla aynı özelliklere sahiptir. Fransız doktorlar 1969 yılında, karaciğer-ve böbrek hastalarında enginar özüyle yaptıkları tedavilerde çok başarılı sonuçlar alıp, buluşlarının patentini almışlardır.

Enginar yaprağı özü yağ sindirimini destekler, sindirim şikâyetlerini hafifletir, kolesterol oranı üzerinde olumlu etki yapar.

Kullanıldığı Yerler: Damar sertliği, gut hastalığı, karaciğer hastalıkları, kolesterol, safra kesesi problemleri, selülit, şeker, şişmanlık, üre.

Enginarda bulunan safra salgılarla madde, karaciğer dokularını uyararak safra salgısının artmasını sağlar. Karaciğerin kendi kolesterol yapımını frenler ve karaciğeri kolesterolün atılması için harekete geçirir. – Karaciğerin az çalışması nedeniyle görülen bulantı, şişkinlik ve gaz oluşumuna da engel olur. Botanik: İyi akaçlanmış (drenajlanmış), derin, killi topraklan sever. Dona karşı çok duyarlıdır. Kök yanlarından çıkan piçler kökten ayrılarak çoğaltılır. Türkiye’de birçok enginar türü yetiştirilir, ancak İzmir’in sakız enginarı ve İstanbul’un Bayrampaşa enginarı en çok tanınanlarıdır.

Boyu 100-200 cm arasında değişen çok yıllık otsu bir bitkidir. Grimsi yeşil yapraklan dikenli ve parçalıdır. Mor renkli çiçekîer çiçek başının (kömeç) üzerinde toplu olarak açarlar. Uzun, kalın çiçek saplarının u-cunda 3-10 tane çiçek başı (kömeç) yer alır. Her başın çevresinde birbirinin üzerine binmiş yapraklar vardır. Enginar başı çok açık yeşil, yeşil veya menekşe rengi olabilir. Enginarın etli çiçek tabanı pişirilerek yenir. Çiçek tabam silindir biçiminde veya yuvarlaktır. Kuzey Afrika ve Güney Avrupa’da Cynara Coly-mus L. türünün tarımı yapılmaktadır. Çok yıllık olan bu bitkiden 3-4 yıl mahsul alınabilmektedir. Nelerinden Yararlanılır: Çiçek tabanından, yapraklarından, kökünden yararlanılır.

Toplanması ve Saklanması: Yapraklar çiçek açtığında toplanır. Çiçek başını saran yapraklar, çiçeklerin solmasından kısa bir süre sonra toplanır. Enginar başları yemek için, çiçek açmadan önce toplanır. Çiçek açtığında çiçek tabanı ve onu çevreleyen yapraklar sertleşir. Enginar -1 ile 1CC arasında, en çok 4 hafta depolanabilir. Başın içinde su kalmamasına dikkat edilmelidir. Başın kahverengüeşmesi uzun süre saklandığını, kalitesinin bozulduğunu gösterir. Enginar satın alınırken sert ve parlak başlar seçilmelidir. Konserve enginarın vitamin değerleri azalır, ancak sinarin oranında azalma görülmez. Kokusu ve Tadı: Kendine özgü hafif acımsı bir tadı ve kokusu vardır.

Yan Etkileri: Bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. Ancak çok yendiğinde acı madde sinarin zehir etkisi gösterir. Pişirilmiş enginar uzun süre bekletilmemeli, çabuk tüketilmelidir.

Kullanma Biçimleri: Sadece içten uygulanır. Bitkiden Yararlanma Yöntemleri: Kökünden yapılan bir tentür safra salgısının artmasını sağlar. Çay: 2-5 g yaprak 200 mi suda 10 dk kaynatılr, süzülür.

İçindeki Bazı Maddeler: Su {%77), karbonhidratlar (%16), proteinler, yağ, mineraller (demir, fosfor, kalsiyum, magnezyum), vitaminler (A, Bı, B2, C), sinarin, enzimler.

Sinarin kahve asidinin akrabalarından biridir. Enginarda çok yüksek oranda bulunan sinarin hücreleri gençleştirir, karaciğeri korur, safra salgısını artırır, kolesterolü düşürür, safra kesesinde taş oluşmasını Önler. Enginardan kolesterol düşürücü ilaç yapılmaktadır.

Leave a Reply