Dul Avrat Otu

DUL AVRAT OTU

Dul Kan Gömleği, Hanım Yaması, Uiu Avrat Otu

ARCTİUM TOMENTOSUM MİLLER

Compositae

A. Lappa L., A. Majus Bernh., Lappa Tomentosa (Miller) Lam., L Majör, L. Officinalis L.

Arctium Yunanca ayı demek olan arktos sözcüğü kökenlidir. Bu adı almasında üstünde kıllar olmasının rol oynadığı sanılmaktadır. Anavatanı Avrupa, Asya, Kafkaslar ve Türkiye’dir. Kuzey Amerika, Arjantin ve Uruguay’a götürülerek yetiştirilmiştir. Dioskorides ve Galen bitkiyi arkte-ion adıyla kullanmıştır. Dioskorides bitkinin kökü ve tohumunu birlikte akciğer çıbanlarına, kan tükürmeye karşı ve çıkıklarda ağrı dindirici olarak uygulamsştır. Bingen-li Hildegard ise bitkiyi kolikierde kullanmıştır. Ortaçağda yazılan eserlerde bitkiye çoğunlukla balgam söktürücü, terletici olarak yer verilmiştir. Fransa Kralı dul avrat otuyla yapılan tedavi sonucu frengiden kurtulunca bitki Fransa’da ün kazanmıştır. Lonicerus kökünü balgam söktürücü olarak kullanmış, böbrek ve idrar torbası taşlarını söktürücü olarak övmüştür. Matthiolus da bitkiyi aynı amaçlarla kullanmıştır. Kneipp bitkinin kökünden elde edilen yağı saç dökülmesine karşı Önermiştir. Leclerc kurutulan kökünün hemen hemen hiçbir etkisi kalmadığını ileri sürmüş, cilt hastalıklarında taze kökü kaynatılarak elde edilen lapanın dıştan uygulanmasını o-nerm iştir.

Tıbbi Nitelikleri: Antiseptik, kan temizleyici, safra ve idrar söktürücü, şeker düşürücü, terletici. Kullanıldığı Yerler: Apse, akne, gut hastalığı, cilt, iltihaplı liken, kaşıntı, kızamık, romatizma, saç, şeker, taş hastalıkları, yara.

Botanik: Dul avrat otu Anadolu’nun doğusu ve kuzeydoğusunda 1800 m’ye dek yaygın yetişir. Genellikle nemli yerleri, ağır toprakları sever. Boyu 60 cm’e ulaşan bitki çok yıllık ve otsudur. Kökü

ince, uzun ve etlidir. Tüm bitki keçe gibi kıllarla örtülüdür. Yapraklar alttan yukarı doğru küçülürler. Kırmızı parlak çiçekler temmuzdan eylüle dek açarlar. Çiçek başlan örümcek ağı gibi örülmüş yaprakçıklarla kaplıdır. Bitkinin tohumları hayvanların postlarına, insanların giysilerine yapışarak geniş alanlara taşınır.

Küçük dul avrat otu da aynı amaçla kullanılır. Kuzey ve Orta Anadolu’da yetişir. Erguvan rengi çiçekler fındık büyüklüğündedir. Çiçekler temmuz başından ağustosa dek açarlar. Genellikle yol kenarlarında görülür. Nelerinden Yararlanılır: Kökünden yararlanılır. Taze yaprakları toplandıktan çok kısa bir süre sonra kullanılabilir.

Toplanması ve Saklanması: Kökler nisan ayından mayıs ayının basma dek veya ekim, kasım aylarında topraktan çıkarılır. Çok iyi temizlendikten sonra iki veya dörde bölünerek ipe dizilir. Gölge havadar yerlerde kurutulur.

Kokusu ve Tadı: Taze kökünün hoş olmayan bîr kokusu, sümüksü ve tatlımsı bir tadı vardır. Yan Etkileri: Herhangi bir yan etkisi yoktur. Kullanma Biçimleri: İçten ve dıştan uygulanır. Bitkiden Yararlanma Yöntemleri:

Çay: 4 g kök 15ü mi suda 8 saat demlenir, yavaş ateşte kaynama noktasına dek ısıtılır, 1 dk kaynatılıp süzülür. Günde 3 çay fincanı içilir.

İçindeki Bazı Maddeler: Antibiyotik maddeler, fosforik asit, fungizid (mantar öldürücü), glikozitler, inü-lin, organik asitler, reçine, tanen, eterli yağ, yağ asitleri.

Kısa Açıklamalar:

• Avrupa’da halk arasında, tuzlu balgam hastalığında köküyle hazırlanan banyosundan yararlanılır.

• Kökte yüksek oranda bulunan inülin nedeniyle, şeker hastalarına dul avrat otunu sebze olarak yemeleri önerilmektedir.

• Taze kökü preslenerek elde edilen su çıbanlara, yaralara, yanıklara damlatılır.

• Tohumundan elde edilen yağ da tedavide kullanılır.

• Bitkiden hayvan hastalıkları tedavisinde, ilaç ve kozmetik imalatında yararlanılır.

• Kökü Japonya’da sebze olarak yenilmektedir. Bu nedenle de tarımı yapılmaktadır.

Leave a Reply