Domates
DOMATES
SOLANUM LYCOPERSICÜM L
Solanaceae Lycopersicon Lycopersicum
Solanum adının açıklaması için patlıcana bakınız.
Bitkinin adı Aztekçe şişmek, balonlaşmak anlamına geîen tomate sözcüğünden gelir.
İspanyollar Meksika’nın tomatto’su-nu 16. yüzyılda tomate adıyla Avrupa’ya getirerek tanıttılar. Domatesin Türkiye’ye patlıcan gibi Avrupa Çizerinden geldiği düşünülmektedir. Tomate adı Türkçe’de domates olarak değişikliğe uğramıştır, ancak domatese ülkemizin birçok yerinde değişik adlar da verilmiştir. Bazı yörelerde domatese frenk, firenk, ferenk veya firek denir. Bu adlar domatesin dışarıdan geldiğini, yabancı olduğunu anlatan adlardır. Anadolu’nun bazı yerlerinde meyvesinin yuvarlak oluşu nedeniyle topalak, tombalak, topul, yumru gibi adlar da almıştır. Seyhan bölgesinde domatese, doma tra denmektedir.
Amerika kıtasında And dağlan’nda yetişir. Kiraz büyüklüğünde meyve veren bitki, Perulu ve Meksikalı Kızılderililer tarafından tarımı yapılarak geliştirilmiştir. Kristof Kolomb, 1498 yılında Amerika’ya yaptığı ikinci seyahatinden dönerken domatesi beraberinde getirmiştir. İlk yetiştirme denemeleri 1554 yılında İtalya’da yapılmıştır. Avrupalıların domatesi sebze olarak benimsemesi uzun sürmüştür. Zamanın bilim insanları domatesin, güzel avrat otu ve ban otu gibi zehirli bitkiler ailesinden (solanaceae) olduğu içİn zehirli olduğuna İnanıyorlardı. Bu inanç halk arasında da yaygın olduğundan, domates Avrupa’da ancak 18. yüzyılın ortasından sonra mutfaklara girmeyi başarabildi.
Domatesin Türkiye’ye ne zaman geldiği ve ne zamandan beri tarımının yapıldığı tam olarak bilinmemektedir, ancak 17. yüzyılın başında Türkiye, İran, Suriye ve Mısır’da tarımının yapılmakta olduğu bilinmektedir. Birçok ülkede, domatesin cennet elması olduğuna inanılıyordu. Halk arasında bir bitki hem çiçek açıyor hem de meyve veriyorsa ancak cennetten gelmiş olabilir inancı yaygındı. Fransa’da domatesin poıııme damour (aşk elması) olarak adlandırılması, Fransızların domatesi afrodîzyak olarak kabul etmelerinden kaynaklanmaktadır. Tıbbi Nitelikleri: Büzücü, canlandırıcı, enfarktüse karşı koruyucu, iştah açıcı, idrar söktürücü, kanser önleyici, sürücü. Domates vücudun gençleşmesine yardımcı olur, iç yapısını güçlendirir, metabolizmasını destekler. Vücuttaki tüm epitel dokuyu korur, güçlendirir. Enfeksiyonlara karşı korur, enfeksiyonun etkisini azaltır, tedavi eder. Kandaki şekeri yükseltir, beyni ve sinir sistemini canlandırır, kronik yorgunluklarda yardımcı olur. Sağlıklı bir cildin oluşmasını sağlar. Yeni bağ dokusunun oluşmasına yardımcı olur, akyuvarların üretilmesini hızlandırır. Uyku verici etki yapar. Vücuda zarar veren nitrosaminlerin oluşmasını önler. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Erkekleri prostat kanserine karşı korur. Domatesin bol olarak yetiştiği ve yendiği Akdeniz ülkelerinde daha az prostat kanseriyle karşılaşılmaktadır.
Kırmızı domateste yüksek ölçüde antioksidan vardır. Bu antioksidan maddeler ve domatese kırmızı rengini veren likopen kansere karşı koruyucudur. Liko-pen bir karotenoidtir. Domatesle insan hücrelerinin bir benzerliği vardır: hem domatesin hem de insanın hücre koruyucularının %70′ini likopen oluşturur. A-raştırmalar likopenin kalp hastalıklarına ve kansere karşı çok iyi bir koruyucu olduğunu göstermiştir. Likopen ayrıca salça, ketçap gibi domates ürünlerinde de bulunur. Likopen akciğer, bağırsak, cilt, ağız, idrar torbası, rahim, meme, mide ve pankreas kanserlerine karşı koruyucudur, yaşlılıkta körleşmeyi önler, enfarktüs ve kan dolaşımı hastalıkları tehlikesini de yarı yarıya azaltmaktadır.
100 g domateste 3 mg, 100 g domates suyunda 10 mg. 100 g ketçapta 16 mg. 100 g domates salçasında 42 mg İîkopen bulunmaktadır.
Pişen domatesteki C vitamini oram pişme süresiyle orantıîı olarak azalırken, likopen ve diğer antioksi-darıların oranı artmaktadır.
Likopen kuşburnu, pembe greyfurt ve karpuzda da bulunmaktadır.
Domateste bol miktarda klorojenik asit ve parakuma-rin asit bileşimleri bulunur. Bu maddeler tehlikeli kansorejen madde olan nitrosaminlerin oluşmasını önlemektedir.
Domateste bulunan yağ eritici maddeler bağ dokusunda yağ toplanmasını (seiüliti) Önler. Domates kandaki şeker oranını artırarak yorgunluk ve konsantrasyon zayıflığını önler. Bu gibi durumlarda 1-2 bardak domates suyu içmek yeterlidir. Domateste kolesterol yoktur. Hatta içindeki likopen ve C vitamini kötü kolesterolün damar duvarlarına yerleşmesine engel olur.
Domates çekirdeği kanın pıhtılaşmasını önler ve bu nedenle felce ve enfarktüse karşı harika bir koruyucudur. Her gün yenen dört domates çekirdeği kanın pıhtılaşmasın! %72 oranda azaltmaktadır. Ayrıca domateste bulunan potasyum kanın akışkanlığını artırır, tüm hücrelerin oksijen ve yeterli gıdayla beslenmesini sağlar. Bu da yüksek tansiyonun düşmesine yardımcı olur.
Likopen ayrıca UV ışınlarına karşı da koruyucudur. Yapılan araştırmalar, günde 40 g domatesle 10 g zeytinyağı yemenin cildi UV ışınlarına karşı 2-3 faktörlü koruyucu gibi koruduğunu göstermiştir. Domates alkalik özelliği nedeniyle romatizma hastalığında da önerilmektedir.
Kullanıldığı Yerler: Akne, bitkinlik, böcek sokması, gut hastalığı, cilt hastalıkları, kalp, kansızlık, peklik, romatizma, sedef hastalığı, sistit, üre. Botanik: Tüm dünyaya yayılmış oİan solanaceae ailesinin, Güney Amerika’da 1000′den fazla türü yetişmektedir. İnsanlık binlerce yıl önce bunların bir bölümünden gıda maddesi olarak yararlanmaya ve tarımını yapmaya başlamıştır. Domates başlangıçta altın sarısı rengindeydi ve çok yıllıktı, kırmızı rengini birçok melezleştirme çalışmaları sonucu kazandı. Domates dona karşı çok duyarlıdır. Bu nedenle Batı Avrupa’da ve birçok ülkede seralarda yetiştirilir. Gü-
nümüzde 600 tür domates yetiştirilmektedir. Domatesin birçok türünün ülkemizde yaygın olarak tarımı yapılır. Otsu görünümlü bir yıllık bitki çok dallıdır. Genellikle sırık veya yer domatesi olarak yetiştirilir. Yumuşak gövdelidir. Birleşik yapraklar ve tüm bitki tüylüdür. Bitki üzerindeki bezelerden kendine özgü bir koku salgılar.
Domatesin meyvesi kırmızı renklidir, ancak çok seyrek olarak sarı veya menekşe rengi olabilir. Kırmızı rengi ana boya maddesi likopen’den ve az da olsa karoten ve ksantofilden kaynaklanır. Domatesin tarımı yapılır. Meyvesinin rengine, büyüklüğüne ve biçimine göre sınıflandırılır. Bazı araştırmacılar domatesi yapraklarının karakterlerine göre de sınıflandırmaktadır.
Nelerinden Yararlanılır: Meyvesinden, meyve suyundan, yaprak, dal ve gövdesinden yararlanılır. Toplanması ve Saklanması: Domates olgunlaştıktan sonra elle toplanır. Toplandıktan sonra sıcaktan ve güneşten korunmalıdır. Havadar ve serin yerlerde saklanmalıdır. Sert ve kızarmış domates 8-10° C’de 1-2 hafta saklanabilir. Yeşil olarak toplanan domates 18-20° C’de ve %85-95 nemli ortamda yavaş yavaş kızarmaya başlar.
Domates dondurularak saklanabilir. Dondurulmak istenen domatesin olgun, sert ve zedelenmemiş olması gerekir. Dondurulmuş domates ancak pişirilmek için kullanılır. Domates dondurulmadan önce yaklaşık 3 dk kaynar suda bırakılır, rengini ve aromasım koruması için hemen, çok kısa süre buzlu suya sokulup çıkarılır. Kurulanan domatesler bir torbaya konarak dondurucuya konur.
Domates kurutularak da saklanabilir. Özellikle Akdeniz kıyı ülkelerinde güneşin bol olduğu yerİerde domates kurutulur. Domatesin kuruması için en az 3 gün kuvvetli güneşte kalması gerekir. Soğuk ülkelerde fırınlarda 80°C sıcaklıkta 12 saatte kurutulur. Kokusu ve Tadı: Domatesin kendine özgü baharlı, hoş bir kokusu vardır.
Yan Etkileri: Domates soyan, dokunan bazı insanlarda cilt alerjisi yapabilir. Çok fazla çiğ domates yiyenlerde, çok ender olarak ciltte kızarıklıklar, kabartılar ve kusma görülebilir. Olgunlaşmamış domateste %02 oranında solanin adlı alkaloit bulunur. Domates olgunlaştıkça solanin oranı azalır. Solanin zehirli bir alkaloittir, ancak yeşil domatesten yapılan turşudaki solanın oranı çok düşüktür, zehir etkisi yapmaz. Yeşil domates turşusunun suyu içilmemelidir. Yeşil domates yemeği ender olarak çocuklarda alerjiye neden olabilir.
Domatesin sapının meyvesiyle birleştiği yeşii ve sert bölümde solanin buiunur, bu nedenle kesinlikle kullanılmamalıdır.
Kullanma Biçimleri: İçten ve dıştan uygulanır. Bitkiden Yararlanma Yöntemleri:
Meyve: Sadece taze meyve ilaç olarak kullanılır. Su: Taze toplanmış domates preslenerek elde edilir. Uzun süre bekletilmeden içilmelidir. Yaprak veya gövde: Taze yaprak, dallar veya yumuşak gövde ezilerek dıştan uygulanır. İçindeki Bazı Maddeler: %93-94 su, yaklaşık %4 karbonhidrat, %1,9 yağ, %1 protein, madenler (çinko, demir, fosfor, kalsiyum, magnezyum, potasyum, sodyum), vitaminler (A, Bı, B2, B5, B$, folik asit, ni-asin, C, E, karoten), maden izleri (bakır, klorid, kükürt), likopen. Domatese tipik aromasmı veren hesa-nal ve hekse bileşimleri bulunmaktadır. Kabuğunda mineral izleri ve cilt, saç, bağ dokusu, kemik ve damarlar için çok değerli olan silisyum bulunmaktadır. 100 g taze domateste 9 mg kalsiyum, 114 mg potasyum, 25 mg fosfor, 14 mg magnezyum, 25 mg C vitamini vardır. Likopen vücudumuzdaki hücrelerin koruyucu zarlarını korur ve hücre içindeki işlemlerde de rol oynar. Likopen selülozlu liflerin içinde bulunur, yağda erir. Vücudun likopeni daha kolay emmesi ve daha iyi değerlendirebilmesi için domatesin yağ ile kullanılması gereklidir.
Kısa Açıklamalar:
• Domates safrayı artırır, safra tıkanıklıklarını önier. Bu nedenle sarılık olanlara genellikle domates yemeleri önerilir.
• Kansızlara içinde yüksek oranda buiunan madenler ve vitaminler nedeniyle kan yapıcı olarak verilir.
• Pişmiş domates zor, çiğ domates kolay sindirilir.
• Domates sevmeyenler için eczanelerde likopen tab-letieri satılmaktadır. Ancak domatesteki likopen vücut tarafından daha iyi değerlendirilmektedir.
• Cilt problemleri, bronşitli astım, iskorbüt, yorgunluk, pekük, gut hastalığı ve üre için bol taze domates yenmeli, domates suyu içilmelidir.

