Dişbudak Ağacı

DİŞBUDAK AĞACI

Uzun Dişbudak

FRAXINUS EXCELSIOR L

Oleaceae

Fraxinus sözcüğü Latince etrafını çitle çevirmek anlamındaki phrasso sözcüğünden gelmektedir. Ağaçtan çok iyi çit kazığı elde edildiği için bu adı verildiği sanılmaktadır, anlamındaki Excelsior ise sivrilmek, kendini göstermek demektir. Bu ad da boyu, gösterişi yüzünden verilmiştir. Orta Avrupa’da, Kuzey Anadolu’da Azerbaycan’da yetişir. Romalı ve Yunanlılar çeşitli dişbudak türlerini birçok hastalığa karşı kullanıyorlardı. Bitkiyi Hippokrates ve Theophrast sürücü, idrar söktürücü olarak ve romatizma ve gut hastalığı için, ayrıca tohumunu ve taze yapraklarının suyunu yılan ısırığında, odununun dumanını kadın hastalıklarında kullanmıştır. Dioskorides bitkiyi çok iyi tanımlamış ve birçok hastalık için önermiştir. Plinius’un tanımladığı bitkinin dişbudak olup olmadığı tam olarak anlaşılamamıştır.

Ortaçağda yazılmış eserlerde dişbudağa oldukça ö-nemli bir yer verilmiştir. 14. yüzyılda yazılmış bir e-serde ağaç kabuğunun külü ve yapraklan yara ve kırıkların tedavisinde önerilmektedir. Lonicerus bitkinin kökü ve ağaç kabuğunun yara tedavi etme, yapraklarının zehirin etkisini azaltma gücünü Övmüş, tohumunun karaciğer hastalıklarında, böbrek sancılarında ve ödemde iyileştirici olduğunu yazmıştır. Matthiolus bitkinin ağaç kabuğunu sanlıkta, kum, taş hastalıklarında; tohumunu kalp çarpıntısında, kum ve taş sancılarında, idrar söktürücü ve afrodizyak olarak, ayrıca kinin gibi kullanmıştır. Avrupa’nın kuzeyinde yaşayan toplumların mitolojisinde dişbudak her şeyi kapsayan dünya ağacıdır. Eski bir Alman inancına göre ise erkek dişbudak ağacından, kadın gürgenden gelmektedir. Tapmakların olduğu yerlere dikilmiştir.

Tıbbi Nitelikleri: Büzücü, güçlendirici, idrar söktürücü, sürücü, terletici. Kullanıldığı Yerler: Ağız kokusu, gut hastalığı, kolesterol, nöralji, peklik, romatizma, selülit, şişmanlık, üre, yaşlanma. Botanik: Dişbudak 600 bitki türünü kapsayan zeytingiller ailesindendir. Nemli ve zengin toprakları sever. Anadolu’da bitkinin birçok türü yetişir. Avrupa’da 1600 m’ye, Türkiye’de ise 2100 m’ye kadar görülür.

Boyunun 40 m’ye ulaştığı görülen dişbudak yaklaşık 200 yıl yaşar. Küi rengi düz gövdenin çok az çatlağı vardır. Siyah tomurcuklar kadifemsi ve karşılıklıdır. Nisan mayıs aylarında açan kahverengimsi çiçeklerin taç ve çanak yaprakları yoktur. Yapraklar çiçekler açtıktan sonra gelişir. Uzun bir sapın üzerine dizilmiş sarmal durumlu 7-15 yapışık yaprak yumurta biçimlidir ve kenarları dişlidir. Kanatlı olan tohumlar (meyveler) salkım durumundadır.

Nelerinden Yararlanılır: Yapraklarından, az da olsa 2-3 yaşındaki dallarından çıkarılan ağaç kabuğundan ve tohumundan yararlanılır.

Toplanması ve Saklanması: Mayıs haziran aylarında yapışkan bir maddeyle kaplı olan yapraklar toplanır. Üzerinde sıralandıkları sap atıldıktan sonra ince serilerek gölgede kurutulur.

2-3 yaşındaki dallardan baharda veya sonbaharda soyulan ağaç kabuğu da gölgede kurutulur. Yapraklar ve ağaç kabuğu yapay olarak 40°C’nin üzerinde kurutulmamalıdır.

Kokusu ve Tadı: Yapraklarının kendine özgü hafif bir kokusu vardır. Tatları büzücü ve acıdır. Tohumların tadı da acıdır.

Yan Etkileri: Önerilen Ölçülerde kullanıldığı sürece herhangi bir yan etkisi yoktur.

Kullanma Biçimleri: İçten ve dıştan uygulanır. Bitkiden Yararlanma Yöntemleri:

Çay: 1 çay kaşığı yaprak (veya ağaç kabuğu) 150 mi soğuk suda 15 dk demlenir, kaynama noktasına kadar ısıtılır, yaklaşık 5 dk demlenip süzülür. (1 çay kaşığı yaprak yaklaşık 1,2 g’dır.) Günde 2-3 çay fincanı sıcak içilir. Şarap: (F.Bardeau) 60 g yaprak 1 litre kaliteli beyaz şarapta 5-6 gün dinlendirilip süzülür, isteğe göre tatlandırılır. Günde 2-3 şarap bardağı içilir. içindeki Bazı Maddeler; Eterli yağ, fîavonoidler, kuer-setin, innosit, mannit, kumarin glikozit, acı madde, kauçuk, reçine, tanen, şeker, C vitamini, boya maddeleri, madeni tuzlar.

Kısa Açıklamalar:

• Sindirim bozukluğu, dişlerin çürük ve taşlanmış olmasından kaynaklanan ağız kokularında, günde birkaç kere 1-3 dişbudak yaprağı çiğnenmesi önerilmektedir.

• Taze sürgünlerinden damıtma yöntemiyle elde edilen sıvı kulak ağrısında önerilmektedir.

• Tohumundan yapılan çay, gut hastalığı, sarılık, ödem, böbrek kum ve taşlarında kullanılır.

• Beyaz, dayanıklı ve esnek olan odunundan kasnak, fıçı, merdiven ve tekne yapımında kullanılır.

Leave a Reply