Deve Kulağı

DEVE KULAĞI

Yara Otu

SANICULA EUROPAEA L

Umbeüiferae S. Officinaiîs Gouan., S. Triloba Gilib.

Sanicuîa sözcüğü İtalyanca iyileşmek anlamındaki sunara sözcüğü kökenlidir. Bitkiye bu adın yara tedavi etme gücü yüzünden verildiği sanılmaktadır. Anavatanı Avrupa, Türkiye, Kuzey Afrika, Orta ve Doğu Asya’dır. Bitki ortaçağda, özellikle 16. ve 17. yüzyıllarda yazılmış eserlerde Consolido Minör, Diapensia, Ferraria Minör Sanicuîa Mas adlarıyla geçmektedir. Bu dönemde kökü ve yaprakları ilaç kodeksine alınmıştır.

Paracelsus bitkiden yara tedavi maddesi olarak övgüyle söz etmiştir. Lonicerus deve kulağı suyunun iç ve dış yaraları tedavi ettiğini, kanamayı dindirdiğini, sürücü ve balgam söktürücü olduğunu belirtmiştir. Matthiolus balgam söktürücü olarak bronşit tedavisinde önermiştir. Kneipp tüm yara türlerinde deve kulağını içten ve dıştan kullanmıştır. Ayrıca kanamalarda, solunum organları ve mide hastalıklarında sütte kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmesini önermiştir. Tıbbi Nitelikleri: Büzücü, yara tedavi edici. Kullanıldığı Yerler: Anjin, beyaz akıntı, bronşit, ezikler, mide, ishal, yara.

Deve kulağı günümüzde de uygulanmaktadır, ancak koyun otu ve kuşekmeğine öncelik tanınmaktadır. Botanik: Çok yıllık olan bitkinin boyu 20-50 cm arasında değişir. Yapraklarını döken ağaçların bulunduğu ormanlarda, gölge, nemli, humuslu topraklarda yetişir.

Türkiye’nin kuzeybatısında ve Anadolu’nun kuzeydoğusunda yaygın olarak yetişir. Kısa kahverengi kökünden ince yan kökler çıkar. Kökten çıkan el görünümlü yapraklar uzun saplıdır ve kenarları dişlidir. Çiçekler çatallaşan sapların ucunda, şemsiye biçiminde toplu olarak açarlar. Mayıs ve haziran aylarında açan çiçekler kırmızı veya beyazdır. Nelerinden Yararlanılır: Bitkiden ve kökünden yararlanılır.

Toplanması ve Saklanması: Bitki çiçek açtığı sürece, kökten çıkan yapraklarıyla beraber toplanır. Küçük demetler halinde gölge ve havadar yerlerde asılarak kurutulur.

Kök yan kökleriyle birlikte sonbaharda topraktan çıkarılır. Topraktan temizlendikten sonra ince serilerek gölge ve havadar yerlerde kurutulur. Yan Etkileri: Önerilen ölçüler içinde bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.

Kullanma Biçimleri: İçten ve dıştan uygulanır. Bitkiden Yararlanma Yöntemleri:

Çay: 5 g bitkiye 200 mi kaynar su eklenir, 10 dk demlenip süzülür. Günde 2 çay fincanı içilir. Toz: İyi kurutulan bitki öğütülerek elde edilir. İçindeki Ban Maddeler: Kökte ve bitkide acı maddeler, eterli yağ, saponin, tanen, C vitamini, allantoin.

Kısa Açıklamalar:

• Akciğer ve mide kanamalarında, boğaz ve mide iltihaplarında çayının içilmesi önerilmektedir.

• Bitki Avrupa’da halk arasında, iştah açıcı ve sindirim kolaylaştırıcı olarak kullanılır.

• Kıyılan bitki eziğin üzerine konur. Bazı eserlerde yapraklan tereyağında kaynatılıp süzüldükten sonra elde edilen kremin, açık yaraların tedavisinde kullanılması önerilir.

• Diş eti iltihaplarında gün içinde birçok kez, çayıyla ağzın çalkalanması önerilmektedir. Bu yöntem Avrupa’da halk arasında yaygın olarak uygulanmaktadır.

Leave a Reply