At Kestanesi
ATKESTANESİ
Tıbbi Nitelikleri: Büzücü, gerginleştirici, kan dindirici, iltihaplanmayı önleyici, ödem ve özellikle ödem sonucu ortaya çıkan iltihaplanmaları önleyici, damarları daraltıcı, kan akışını hızlandırıcı (özellikle toplar damarlarda).

Kullanıldığı Yerler: Hemoroit kanamaları, kronik bağırsak iltihapları, bronşit, ishal, mide krampları, bayılmalar, boğmaca, iltihaplı bulaşıcı öksürükler, lenf ve kılcal damar sızıntıları, sancılı dölyatağı kanamaları, beyaz akıntı, sindirim zayıflığı, ateş nöbetleri, varisler, trombozlu toplar damar ve göğüs iltihapları, koltuk altı çıbanları, kan pıhtılaşması (özellikle beyinde), beyin sarsıntısından sonraki baş ağrıları, çeşitli ödem, eklem ve omurga rahatsızlıkları, romatizma, böcek ısırıkları, soğuk ısırığı, gut hastalığı, sıyrıklar, çürükler.
Yapılan araştırmalar atkestanesinde bulunan aescin maddesinin bacaklardaki ödemi büyük ölçüde tedavi ettiğini göstermiştir.
Botanik Özellikleri: Atkestanesi ağacı parkları, oyun bahçelerini, geniş ağaçlık yolları süsler. Ülkemizin her yerinde yetişir.
Boyu 15-30 m arasında değişen sık dal ve yapraklı, görkemli uzun ömürlü bir ağaçtır. Kestaneyle ad ve meyvelerinin benzerliğinden başka herhangi bir yakınlığı ve akrabalığı yoktur.
Yaprakları uzun saplı, oldukça , 5-7 parçalıdır. Parçalar taban bölümüne doğru daralır, uzunca oval biçimlidir. Kenarları dişli, uçları sivridir. Tazeyken yaprak damarlarının çevresi tüylüdür, tüyler sonra kaybolur. Nisan ayında 15-20 cm boyunda salkım biçiminde açan çiçekler piramit görünümlü olup mum gibi, dik durur. Dipleri sarı olan çiçekler beyaz renklidir, açtıktan bir süre sonra üzerlerinde kırmızı lekeler belirir. Meyveleri (tohumları) son baharda olgunlaşır. İnce, parlak kahverengi kabuklu tohumların dışı dikenli, etli, yeşil renkli ve küre biçimli bir kapsülle çevrilidir.
Nelerinden Yararlanılır: Bitkinin yaprak, çiçek, tohum ve ağaç kabuğundan yararlanılır.
Toplanması ve Saklanması: Ağaç kabukları mart ve nisanda 3-5 yaş arasındaki dallarından soyulur. Çiçekler mayıs ayında dökülmeye başladığı sırada toplanır. Meyveler döküldükten sonra taze olan yapraklar toplanır. Çiçekler, yapraklar, kabuk ve tohumlar (dıştaki dikenli kapsülden çıkarıldıktan sonra) güneşte çok iyi kurutulur. Tohumu ve ağaç kabuğu öğütülüp un durumuna getirilerek saklanabilir. Saklanan bitkinin her yıl yenilenmesi yararlıdır. Işıktan korunacak biçimde saklanmalıdır.
Kokusu ve Tadı: Tohumunun tadı çok acı olduğundan yenebilecek gibi değildir, içindeki acı madde çıkarıldığında iyi bir nişasta ambarıdır. Ağaç kabuğunun tadı da acıdır. Çiçeğinin ve tohumunun kokusu yoktur. Ağaç kabuğu kuruyunca amonyağı andıran bir koku verir.
Yan Etkileri: Önerilen ölçülerde kullanıldığı sürece herhangi bir yan etkisi yoktur. Böbrekleri zayıf ve hasta olanlar, kalp, damar hastaları atkestanesinden yapılmış ilaçları doktora danışmadan kullanmamalıdır. Seyrek olarak mide ve bağırsak mukoza dokusunu tahriş ettiği görülmüştür.
At kestanesi çoğu yerde inanıldığı gibi zehirli değildir ancak olmamış tohum (meyve) ve yeşil kapsülü zehirlidir. Yendiğinde kusmaya, ishale, aşırı susuzluğa neden olur, uyku verir, göz bebekleri büyür. Ölümle sonuçlanan zehirlenmeler görülmüştür.
Kullanma Biçimleri: İçten ve dıştan uygulanır.
Bitkiden Yararlanma Yöntemleri: Çay, tentür, toz, jöle, öz, merhem olarak kullanılır. Ayrıca ampulü ve hapları da yapılmıştır.
Yaprak tentürü: Güneşte iyice kurutulan yapraklar küçük parçalara bölünüp bir cam kavanoza veya şişeye konur. Üstleri örtülünceye dek 70-90°’lik alkol eklenir, 2-3 hafta ara sıra çalkalanarak güneşte dinlendirilip süzülür. Işıktan korunarak saklanır.
Tohum tentürü: Tam olgunlaşmış, güneşte iyice kurutulmuş olan tohumun kabuğu soyulduktan sonra çok ince kıyılır veya öğütülür. 1 ölçü tohuma, 5 ölçü alkol karıştırılarak bir şişeye konur. Ara sıra çalkalanarak 2-3 hafta güneşte dinlendirilip süzülür. Işıktan korunarak saklanır.
Çiçek tentürü: Dökülmeye başlayan çiçekler şişeye konur üstleri örtülünceye dek 90°’lik alkolle doldurulur. Arasıra çalkalanarak 2-3 hafta güneşte dinlendirilip süzülür. Işıktan korunarak saklanır.
Banyo: Yaklaşık 1 kg kıyılmış atkestanesi veya ağaç kabuğu 3-5 litre suda kaynatılıp süzülür, banyo su
yuna karıştırılır. Bu banyo haftada 2 kere yapılır. Kalp hastalarının, yüksek ve düşük tansiyonu olanların yarım banyo yapmaları yerinde olur.
İçindeki Bazı Maddeler: Aescin, saponin, kumarın, flavonoidler, tanen, nişasta, şeker, acı maddeler, yağ.
REÇETELER
Varis 1:
Atkestanesi tohum veya kabuk tozu 30 g Atkuyruğu toz 20 g
Kuşdili yaprak tozu 10 g
Akdiken yaprak tozu 10 g
1 çay kaşığı karışıma 150 mi sıcak su eklenir, 5-10 dk demlenip süzülür. Günde 3 çay fincanı içilir.
Varis 2:
30 g Atkestanesi ağaç kabuğu, çiçek veya tohum tozu yaklaşık 1 litre suda 5-10 dk kaynatılıp süzülür. Tülbent veya benzeri bir bez batırıiarak bacaklara sarılır, üzerine de keten bir bez bağlanır. 1,5-2 saat sonra sargı alınır, işlem günde 3-4 kere tekrarlanabilir. Pansuman yerine merhemi de kullanılabilir. Merhem damarlara basınç yapılmadan ince sürülmelidir. Bastırmak ve uzun süre masaj yaparcasına sürmek iltihaplanmalara neden olabilir. Esnek, hava geçiren sargı sarılır. Merhem sabah ve akşam günde iki kere sürülür.
İki reçete bir arada uzun süre uygulanmalıdır. Testis torbası varislerinde de kullanılabilir.
Damar İltihabı (Corcos):
Atkestanesi ağaç kabuğu 50 g
Çobançantası yaprak 30 g
Servi meyve 20 g
Karışım 70°’lik 200 mi alkolde sık sık karıştırılarak 5 gün dinlendirilir. Sonra 1 tatlı kaşığı tatlı şarap eklenir, 8 gün daha dinlendirilip süzülür. Günde 3 çay fincanı içilir.
Baldır Kasları Krampları:
Atkestanesi tohum tentürü 25 ml. Yatmadan suyla 25 damla içilir. Etkili olabilmesi için çok uzun süre uygulanması gereklidir.
Bağırsak İltihapları, İshal :
Atkestanesi ağaç kabuğu tozu 25 g
Saplı meşe ağaç kabuğu tozu 25 g
1 çay kaşığı karışıma 1 çay fincanı sıcak su eklenir, 10 dk demlenip süzülür. Günde 2-3 çay fincanı içilir.
Selülit, Kırmızı Burun (Burun ve Yanaklarda Kılcal Damarların Genişlemesi):
Atkestanesı tohum kıyılmış 25 g 1 litre suda 10-15 dk kaynatılıp süzülür. Günde 2-3 kere çaya batırılan tülbentle yüze, buruna veya selülite pansuman yapılır. Lapa durumundaki, atkestanesı’ selülitli yere ince sürülür 1 saat sonra ılık suyla yıkanır. Kür uzun sûre yapıldığında etkisini gösterir.
Hemoroit, Temriye, Egzama Kaşıntıları: Atkestanesi tohum tentürü Atkestanesi ağaç kabuğu tentürü Karışım günde birkaç kere fırçayla kaşınan, sancıyan yerin üzerine sürülür veya gazlı bez ıslatılarak bağlanır.
Not: Hemoroiti olanlara atkestanesi yemeleri önerilmektedir. Hemoroidi küçük olanların bir kere orta büyüklükte bir atkestanesi meyvesinin dörtte birini rendeleyerek yemeleri yeterli olmaktadır. İlerlemiş durumlarda aynı ölçünün 3-4 gün uygulanması gerekmektedir.
Soğuk Isırığı 1:
Atkestanesi tohum kıyılmış 100 g 100 g kıyılmış tohuma üstü örtülünceye kadar su konur, lapa durumuna gelinceye kadar kaynatılır. Çok iyi ezilir. Lapa hasta olan yere bağlanır, işlem hastalık geçinceye dek her gün tekrarlanır. Soğuk Isırığı 2 (Corcos): (Yara olmuş durumlarda) Ceviz ağacı yaprak 50 g
Atkestanesi meyve 300 g
Ceviz yaprakları 500 mi suda 10 dk kaynatılıp süzülür. Sıvı tekrar kaynama noktasına getirilir, soyulmuş atkestanesi meyveleri eklenir, pişinceye kadar kaynatılır. Atkestaneleri iyice pişince içinde kaynatıldıkları sıvıda ezilerek macun kıvamına getirilir. Akşamları hasta yer macunla masajlanır ve bağlanarak tüm gece bırakılır. Sabahları Yukarıdaki biçimde hazırlanmış soğuk ceviz yaprağı suyuyla yıkanır.
Şişmanlık:
Atkesta n esi to h u m veya ya p ra k 50 g 3 g tohum veya yaprak 150 mi suda 5 dk kaynatılır, 5 dk demlenip süzülür. Günde 3 çay fincanı uzun süre içilir. Hastalığın tedavisi için hastanın çok sabırlı ve kararlı olması gereklidir.
Menopoz, Menopozdan Kaynaklanan Damar Hastalıkları, Düzensiz Menstrüasyonlar: Atkestanesi ağaç kabuğu tozu 50 g 3 g ağaç kabuğu tozu 150 mi suda 5 dk kaynatılır, 5 dk demlenip süzülür. Günde 2-3 çay fincanı içilir. El ve Ayak Şişmeleri:
Atkestanesi tohum 50 adet
15 adet tohum soyulup 3 litre suda 15-20 dk kaynatılıp süzülür. Bir kova suya karıştırılarak eller dirseğe, ayaklar dizkapağına dek yaklaşık 20 dk banyo yapılır.
Kısa Açıklamalar:
• Askulinin güneşin UV ışınlarını emme özelliği olduğundan, güneşe karşı koruyucu olarak hazırlanan kremlerde ağaç kabuğundan yararlanılır.
• Atkestanesinden kozmetik sanayiinde yararlanılır.
• Yumuşak ve beyaz olan odunu model yapımında kullanılır.
At Kestanesinin Tarihçesi ve Anavatanı
Bitkinin Aesculus adını Romalı yazarlardan aldığı iddia edilir. Hippo-castanum, Yunanca at anlamına gelen hippos ve kestane anlamına gelen kastanos sözcüklerinin birleşimidir. Orta Asya, Hindistan, Balkanlar veya Ön Asya olabileceği ileri sürülmektedir. Günümüzde atkestanesi ağacı ile Finlandiya’dan, Çin’e kadar karşılaşılmaktadır. Balkanlarda küçük topluluklar durumunda yetişmesi anavatanının Balkanlar olduğu görüşünün savunulmasına neden olmuştur.
Avrupa’da ilk olarak 1576 yılında İstanbul’dan Viyana’ya getirilen tohumundan yetiştirilmesi denenmiştir. Bu tarihten 100 yıl sonra Avrupa’da yayılmıştır. Bir Fransız hekiminin 1896 yılında tohumundan yaptığı tentürle hemoroite karşı başarılı sonuçlar aldığını açıklaması üzerine atkestanesi birçok hastalığa karşı kullanılmaya başlanmıştır.
Türklerin atkestanesini yüzyıllardır soluğan atların tedavisinde kullandığı bilinmektedir. Kurutulmuş atkestanesi tohumu soyulup öğütülerek atın yemine karıştırılır. Bu yöntem hayvan tedavisinde günümüzde de kullanılmaktadır. Leclerc prostatta çok iyi sonuçlar aldığını yazmaktadır.
Atkestanesi batıl inançlarda da yer almıştır. Halk arasında üzerinde atkestanesi taşıyanın işlerinin yolunda gideceğine, kesesinin bereketli olacağına, romatizma, bel ağrısı gibi, hastalıklardan ve kötülüklerden korunacağına inanılır. Bu yüzden mavi boncukla birlikte küçük bir atkestanesi de bebeklerin ve çocukların omzuna asılır. Bu inanç Avrupa’da da yaygındır.

